Sizlere destek olmak için buradayız!

Hafta içi: 14:00 - 18:00

Adams Hakim Sendromu

Soru: Adams–Hakim Sendromu nedir?

Cevap: Adams–Hakim Sendromu, tıbbi adıyla Normal Basınçlı Hidrosefali (NBH); beyinde beyin omurilik sıvısının (BOS) dolaşım ve emilim dengesinin bozulması sonucu ortaya çıkan, bazı hastalarda bunama belirtilerine yol açabilen bir tablodur.

Yaşla birlikte beyinde görülen hacim değişiklikleri ve BOS dinamiğindeki bozulmalar, bu sendromun gelişiminde rol oynayabilir.

Soru: Neden “bunama” ile karışır?

Cevap: Çünkü NBH; Alzheimer ve diğer demans türleriyle örtüşen belirtiler gösterebilir.

Bunama şikâyetiyle değerlendirilen hastaların yaklaşık % 1-6’sında, Normal Basınçlı Hidrosefali olasılığı ayırıcı tanıda gündeme gelmektedir.

Adams–Hakim Sendromunun Tipik Bulguları Nelerdir?

1.      Yürüyüş Bozukluğu
  • Yavaş, kısa ve sürükleyici adımlar
  • Dönüşlerde zorlanma
  • Denge kaybı genellikle belirgin değildir

Parkinson’dan farklı olarak kollar yürürken genellikle salınır.

2.      Zihinsel Değişiklikler
  • Yakın hafızada zorlanma
  • Dikkat azalması
  • Düşünme hızında yavaşlama

Alzheimer’a kıyasla bilişsel etkilenme çoğu hastada daha hafif ve daha yavaş ilerleyicidir.

3.      İdrar Kaçırma
  • Başlangıçta “tuvalete yetişememe
  • Zamanla idrar yapma ihtiyacını fark edememe

Soru: Adams–Hakim Sendromu neden olur?

Cevap: Bu tablo;

  1. Beyin kanaması
  2. Kafa travması
  3. Beyin enfeksiyonları
  4. Tümörler

sonrası gelişebileceği gibi, nedeni saptanamayan (idiopatik) şekilde de ortaya çıkabilir.

Parkinson hastalarının bir kısmında, NBH ile ilişkili bulgular birlikte görülebilmektedir.

Adams–Hakim Sendromunda Tanıya Nasıl Gidilir?

  1. Klinik bulguların ayrıntılı değerlendirilmesi
  2. Beyin görüntüleme yöntemleri (MR, BT)
  3. BOS dinamiğini değerlendiren testler
  4. Nöroloji + beyin cerrahisi iş birliği

Tanı tek bir teste değil, bütüncül değerlendirmeye dayanır.

Soru: Tedavi mümkün mü?

Cevap: Uygun hasta grubunda cerrahi tedavi (şant uygulamaları) semptomlarda belirgin iyileşme sağlayabilir; ancak her hasta için aynı sonuç beklenmez.

Yayınlanmış klinik serilerde:

  • Kısa vadede (3–6 ay) yürümede iyileşme oranları: yaklaşık % 50–80
  • Uzun vadede kalıcı bilişsel fayda bildirilen hasta oranı: yaklaşık % 30-50

Sonuçlar; hasta seçimi, eşlik eden hastalıklar ve tanı süresi ile yakından ilişkilidir.

Çalışmalar, tanıdan sonraki ilk 12 ay içinde değerlendirilen hastalarda fonksiyonel kazanım olasılığının daha yüksek olduğunu göstermektedir.

“VAKİT NAKİTTİR” DENİR; OYSA NÖROLOJİDE ÇOĞU ZAMAN “VAKİT BEYİNDİR.”