Üç gün önce 58 yaşındaki bir kadını ameliyat ettik. Bize geldiğinde pek çok şeyi hatırlayamıyor, desteksiz yürüyemiyor ve çişini tutamıyordu. Onun bunama hastası olduğunu düşünen yakınları bize getirdiler. Ancak bulguları Alzheimer hastalığı ile uyumlu değildi. Şimdi, yani yaptığımız ameliyattan sonra, tamamen eski haline döndü. Gözünün önünden bir perde kalkmış gibi mutlu olan bir hastanın ve onu sevenlerin sevincini tarif etmeme imkan yok!
Şimdiye kadar bilinen tüm tedavi yöntemlerinde, ilaçlarla sadece bunamanın ilerleme hızı yavaşlatılabiliyordu. Ne yazık ki bu şekilde de hastanın aklını tamamen kaybetmesi önlenemiyor.
Oysa artık bunamaya başlamış her onbeş hastanın en az birinde erken cerrahi girişim ile bunama bulgularını tedavi etmek mümkün. Böylece hastanın eski haline dönmesi bile sağlanabiliyor. Maalesef hem hekimlerin bilgi eksikliği hem de yakınlarının yanlış yönlendirilmesi nedeniyle ülkemizde her yıl yüzlerce hasta bu şansını kullanamıyor…
CERRAHİ YÖNTEMİ BULUP DA BUNAMAYIN!
Gerçek Bir Klinik Senaryodan Öğrenilenler
Soru: Bunama belirtileriyle başvuran her hasta Alzheimer mıdır?
Cevap: Hayır. Bellek kaybı, yürüme bozukluğu ve idrar kaçırma gibi yakınmalar Alzheimer hastalığında görülebileceği gibi, Alzheimer dışı ve bazıları tedavi edilebilir hastalıklarda da ortaya çıkabilir.
Klinik pratikte; Alzheimer düşünülen bazı hastalarda yapılan ayrıntılı değerlendirmeler sonucunda farklı ve geri dönüş potansiyeli olan nedenler saptanabilmektedir. Bunama şikâyeti ile değerlendirilen hastaların yaklaşık % 10–20’sinde, Alzheimer dışı ve nedene yönelik tedavi edilebilir tablolar saptanabilmektedir.
Soru: Alzheimer kesin tanısı nasıl konur?
Cevap: Alzheimer hastalığı klinik bir tanıdır. Günümüzde yaşayan bir hastada “kesin Alzheimer” tanısını koyan tek bir test yoktur. Tanı; klinik değerlendirme, nöropsikolojik testler ve görüntüleme yöntemlerinin birlikte yorumlanmasıyla konur.
